Online Eğitmenlik Eğitimim

Yogaya başlar başlamaz hemen hemen herkes gibi ben de eğitmenlik hayalleri kurudum ama tecrübesizliğimin farkındaydım ve o heyecanımı ve gelen isteği sadece yoga yaparak  geçirdim ve daha önce yoga öğretisinin getirdiği o muazzam farkındalıkla yaşamamış biri olarak bu kısmı atlamadan olanı deneyimleme yoluna girebildim.:) Eğitmenlik eğitimine girmememin bir sebebi de önce kendimde yerimi sağlamlaştırmaktı. Bu şu demek; kendi duyumlarımı tanımak, onlarla verdiğim tepkinin yolculuğunu gözlemlemek… Bedenimi tanımak, onunla vakit geçirmek… O anda yaşanılanı hissederek, bedenimin doğalında verdiği tepkileri gözlemlemek ve kaydetmek; çünkü eğitmenlik dersleri sonrasında öğrendiğim bilgiler eşliğinde verdiğim tepkiler ve öncesi arasındaki farkı ve uyuşmayı görmek istiyordum.

Eğitime başladığım an itibariyle de her şey istediğim gibi gidiyor ve kendime göre bir eğitmenle olduğum için çok mutluyum. Bu sayede yaptığım ve yapacağım çalışmalar ile eğitimim sonunda derslerimi daha doğru bir noktadan-kalpten ve rahatlıkla- verebileceğimi düşünüyorum. Sadece bir eğitim alıp o ruhu bilmeden, taşımadan, anlamadan var olan bilgiliyi karşı tarafa aktarmak hiç bir zaman istediğim şey olmadı. Neyse ki şuan aldığım bilgilerle ve edindiğim tecrübeyle muazzam farkındalıklar yaşamayı umduğum anlardayım ve bu zamanı tüm benliğimle yaşıyorum.

Bu yol benim için zamanında yapmış olduğum bir ‘İstiklal Caddesi Turu’ gibi:

Bilirsiniz insanlar İstiklal Caddesi’nin ruhunu yaşamaya dünyanın öbür ucundan gelir. Ben bir İstanbul’lu olarak ilk gidişimi ve bana hissettirdiği her duyguyu hatırlıyorum. Bu cadde ile sabahın erken saatlerinde tanıştım şanslıydım ki tek tük insan vardı dolayısıyla önce tüm çıplaklığıyla karşımda dizilen güzelim binaları gördüm sonra hiç bitmeyen kalabalığı… Yine de gitmekten en çok zevk aldığım yerdir. Bilen bilir; çeşitli duygular halinde özgürce voltalar atabilir, caddenin ruhuna teslim olarak renklerinin içinde kaybolabilir ve ya dükkanlarında keyifle vakit geçirebilirsin. Sayısız kez gitmeme rağmen üniversitede aldığım eğitim nedeniyle ders saatimi amfi yerine İstiklal’de alma şansım olduğunda işte o zaman bir başka gezmiştim.

İşte defalarca yürüdüğüm yolu bir turist gibi tekrar gezecektim; hocamız daha Atatürk anıtının önündeyken uyarıyor: “Arkadaşlar, bu sefer lütfen kafanızı kaldırarak yürüyün!”. Ve bu sayede biz şehrin karmaşasını ve o karmaşayla harmanlamış renkli dükkanların ötesinde olan tarihi binaların ince işçiliği ile süslenmiş masmavi gökyüzünü görüyor ve can kulağı ile hocamızın sesini takip ederek her bir adımda yeniden keşfediyorduk.

İşte eğitmenliğimi alırken; defalarca yürüdüğüm yolda bu kez farkındalıkla yürürken her adımda şaşırdığım halimdeyim. Şuh halimdeyim. İsteğim yerdeyim. İyi ki.

Sevgilerimle,

Esra Kıtay