Heyy toparlan hadi, bırak yoğun düşünceler arasında kaybolmayı!

Şöyle küçülteç gibi herşeyi birden küçült bakalım:

Wow n’oldun öyle? En ufak şeyi gereğinden fazla düşündüğünü belki farkettin bile.

Peki bu çerçeveden bakınca mutlu musun?

En azından karmakarışıklıktan kurtardın kendini ve bir takım büyük gerçekliklerle karşı karşıyasın. Kendi arasında kabul edebildiklerin ve edemediklerin diye ayırdığında önce masaya kabul edemediklerine geldik ve belki orda biraz kaldık… Sadece kaldık… Kaldıkça belki kabullendik belki de ömrünü bitirdik veya bir yol çizdik bir süre birlikte gitmek için. Yolda kalmanın tadını bilerek ve zamanı dolup kendini tamamlayan her şeye müsaade ederek devam ettik. Müsaade edemediklerimizse bizimle bir süre daha gelsin bakalım.

Küçülteç işlemi sonrasında tüm kabulleniş seramonisi bitince bile belki mutsuz hissediyorsun kendini. Olur ya belki de mutluluğu haketmediğini düşünüyorsundur: Ama inan tam da o düşüncenin kendisi GEÇİCİ, tıpkı gökyüzünde geçip giden bulutlar gibi… Biliyorsun ki; GÖK her zaman saf maviye kavuşacak! İster güneş kızartsın ister bulut karartsın gök için hepsi geçici ve o zaten hep duru maviliğinde.

Dış veya iç-ego- etkenler yüzünden şirazen şaştığında bil ki işte öyle bir bulut gibi geçecek bu sarsıntı. Bu bilinçle hepsini -herşeyiyle- iyi misafir ağırlayan bir ev sahibi gibi dengede kalarak ve merkezimize zarar vermesine izin vermeden uğurlayabilir miyiz? En azından çok şiddetli krizi en hafif zararla atlatarak dengeye tekrar gelmeyi pratik edebilirsin belki. Çünkü biliyorsunki hepsi geçtiğinde yine o saf maviliğe kavuşacağız.

Hadi kalbinin taa derinine çakacak olan şimşeğe de onu ısıtacak güneşe de hazırlayalım kendimizi ve misafirlerine hazır iyi bir ev sahibi olmayı deneyelim🙏🏻

Var oluşunu kabul ve kutlayışla pratikte kalman dileğiyle…

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir